Çarşamba, 21 Şubat, 2018
KÖYDE YASAM
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 3
ZayıfEn iyi 




KOYDE YASAM


Zaman ilerledikce insanlarimizda kendini kaybediyorlar Örf ve

adetlerini gelenek ve gÖreneklerini kaybediyorlar. bunu sebebi

nedir acaba? Bizler köyde yasayan ve dinimize bagli diye biliyoruz

ama maalesef öyle bisey yok . Bunca zaman gecti nelerimiz degisti

neler degismedi giydigimiz kiyafetler kulandiklarimiz boyalar acaba

bize yakisiyormu bir insanin en guzel hali makyajsiz halidir bizim

insanlarimiz batinin bu igrenc hareketini nerden kaptilar.

yürüyüsümüz bile degisti gecmis zamanda bayan kismi yolda

erkeklerin yaninda yürümesi bile ayipti basini kaldirip bir yere

bakmasi baska kisinin yaninda su icmesi bile ayipti. Yanlis

anlamayin sadece bayan kismi degil bizim insanimiz hepsi öyle

nerde ne yapacaklarini nasil davrancakalrini bilmiyorlar köyde pazar

kuruluyor ama sanki bayanlar mac yapiyorlar yasli insanlarimizda

gelip türibinde yerini alip izliyorlar.Cok güzel degilmi? Birgün köyde

akili birisi cikip bunlari uyarmayckmi? Baska bir konu birileri

disardan gelmis ve onu ziyaret etmeye gidiyorlar cok güzel ona

bisey demiyorum benim demek isteyecegim ziyarettinde bir adabi

var gider gorursun bir cayini icim hosgeldin dersin gelirsin ama

bizimkiler oturular koyun butun konularini konusurlar ve o gelen

adamin evi misafiri ziyarete degil sanki kafasini sisirme evi oluyor.

Dügünlerimizde degisti sanki oynamalari giyinisleri ve gelinlerin

artik dügünde oynayip basindaki örtülerini atmayi ayip diye bisey

kalmamsi ve yavas yavas bizim hal ve hareketlerimiz batiya dogru

kayiyor. Peki nereye kadar devam edecek bunlar durduracak

yokmu? Köye baktigimiz zaman gencler yok evlenmemis insanlara

bisey demiyorum ama evlenipte burda hanimini ve cocuklarini

birakip gitmeleri olabilr sartlar oyle gerekiyor orya gidip calisip

cocuklarin riziklarini kazanmalarinda bisey demyiyorum ama bazilari

gidip evei cocuklari unutuyor ve cocuk burda baba sevgisiden

mahrum oluyor .Cocuklar burda istedigi sekilde davraniyorlar aile

egtimi olmuyor oda olmayinca bu cocuk nasil okul egtimi alsin

cunku egtimin ilk yeri evidir ama maalesef yok cok üzgünüm.

Sevgili köy halki hep elestirdim köyü bende o koydeyim benimde

köyüm cunku övünecek bir tarfi yok ki övüniyim sakin darilmayin.

kusura bakmayin

VUSLAT




www.delilerkoyu.com

Yorumlar

avatar ismail palta
+2
 
 
selam aleykum size ne kadar katılsamda bazı konularda katılamıyorum mesala diyorsun kı pazarda kadınlar serbest erkeklerın arasında dolaşıyorlar o kadınların şuçu degil o orda boş boş duvar kenarında oturan erkeklerın şuçudur kadınlar pazara gıtmeyeceklerse aliş verişlerını nasıl yapacaklar şehirlere mı gıtsınler yoksa kendimizi eskiyle kıyaslasak hiç bir şey yapmamız gereklıdır hatta kadınların televizyonlara bile bakmamaları gereklıdır ama gıyım hakında sonsuza hadar size hak verıyorum oda öyle yapanın davranişına kalmıs bırsey
İsim *
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar Vatandas
+2
 
 
Selam sevgili arkadasimiz vuslat size katiliyorum ama o bayanlarin yada o genclerin öyle giyinmesi vede kucuk yasta hepsinde cep telefonu olmasisadece onlarin sucumu saniyorsun suc bizim buyuklerimizde simdiki genclerin pesi birakilmis aman kendilerine birini bolsunlarda uzaga gelin gitmesinler onlar cahiler fakat buyuklerde gun gectikce cahilesiyorlar bizler avrupada oldugumuz halde degismedik degismiyecezde köydekilerin bize imrenerek baktiklarini gordum cunku sasirdilar neden biz unlar gibi desismemisiz koyde olmadigmiz halde soylenmesi gerekiyorsa buyuklere soyliyelim saygilarimla
İsim *
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar vuslat
+2
 
 
slm kardesim sizde haklisinida buyuklerde suc var ama bu tv daha cok etkisi var cunku sonradn gorme cok kotu oluyorlar bosuna ugrasmasinlar elinde cep telefonu olanlari daha cabuk bulmuyorlar daha yakinida bulamiyorlar sana katiliyorum buyuklerimizde gittikce cahilesiyorlar yazik tek kelimeyle ne dim tesekurler
İsim *
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar apo cemberlitas
+2
 
 
u nasil kose yazari kose yazari deyil eseklerin ununde ancak olur kocum cagi deyisti demki sen kendine saygi doymuyorsun yada cok dincisin fetullahcisn normal sudu arabstan deyiki hic kimse urfu adetleri onutmaz tmm sen onutmsun olabilir tmm yazacaksan adam gibi yazilar yaz
01 Ocak 2010 Cuma, 21:12
Bu Yorumu Cevapla
İsim *
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar gerici
0
 
 
sevgili apo diyorsun ki cag degisti cag degisti diye biz insan ogluna emanet olan bu hayati batinin getirdigi ahlakin olmadigi anne babaya saygi olamdigi istek ve arzularinda hayvanlari dahi gecen caga göremi uyarlayacagiz yoksa seni yaratan sana el ayak göz gibi muhtesem eserler veren haliki azze ve cellenin bize emrettigi seyimi yapacagiz?
27 Ocak 2010 Çarşamba, 00:44
Bu Yorumu Cevapla
İsim *
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar vuslat
0
 
 
apo sen her halde islami sadece fetullahcilar la ozdesliyorsun sende tam komünist olmusun bunu biliyormusun sunu bilki ben ne fetullahcim nede baska bisey tavuk yumurtdan cikmis kabugunu begenmemis sende oyle birisn herhalde yazik sana cunku sendeki gozler sadece at gozuyle bakiyor baska bisey degil neymis fetullahci evet sana bisey sorcam sen herhangi bisey inaniyormuusn ha bide cahilere munkasa girmek caiz degil ok ha burda kendime saygim sonsuz herkesin bir bakis acisi var ama o bakis acsisi degisiyor seninkini sanmiyorum ..........
04 Ocak 2010 Pazartesi, 00:02
Bu Yorumu Cevapla
İsim *
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar EYLÜL
0
 
 
SEVGİLİ VUSLAT BENCE COK DOĞRU YAZMIŞSSIN.
İsim *
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar alifirat cemberlitas
0
 
 
vuslat kardes hic kimse dinin inkar etmze tmm insanlar ders olacak bisey konusun yillardir kurdleri dinle kandiriyorlar artik kimse bu oyunlar gelmesin istemiyoruz koministle bi alakami yok tmm koyun savunacak bi tarafi yok diyorsun demek iseninde savunacak bi tarafin yok sende icindesin koye ne olmus siciyorlarmi kendine neymis cep tel cocuklarda var bilmemne ayip tmm sen yoluna devam et konusma uslibunu deystir lutfen ben tek biseye inanirim uda apo benimi inancim budur
04 Ocak 2010 Pazartesi, 20:09
Bu Yorumu Cevapla
İsim *
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar vuslat
0
 
 
slm kardes bende senin savundugun bazi seyleri bende savunuyorum ama dogru olan bazi seyleri yok saymakta dogru degil sunu söyliyim siz onu kendine rab etmisn galiba herseyin bir siniri var ben herseyi dengede tutmya calisiyorum siz ise sadece tek kantla ucmaya calisiyorsunuz sunu soliyim sakin deneme cunku her zaman cakilirsin
04 Ocak 2010 Pazartesi, 22:23
Bu Yorumu Cevapla
İsim *
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar alifirat cemberlitas
0
 
 
slm ya gerceyini istersen kotu kalplsin grecek konusmak lazim inanki oylesin eskiyi ve dogdugun yeri hic kimse onutmaz bunun ve tam tersini dusunuyorsun sen bunlarin kalkmasin istiyorsun dile getiremiyorsun sen diyonki hic kimse birbirine gitip gelmsin misafirlik kalksin kadinlar erklerin yuzun bakmasin bunlar orfu adetlerle bi ilgisi yok biz nerdesek koyde yasadigimiz her yerde aynisini yasiyoruz unlarin yapamadigini sen yapiyorsun cep tasim internet kulanma bunlarin kulturle bi alkasi yok senin cakildigin gibide bizi cakilmayiz bu arad hatrilatin ilerde dengeyi tutmaya caliscayiz
05 Ocak 2010 Salı, 19:25
Bu Yorumu Cevapla
İsim *
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar ömer faruk talu
0
 
 
slm ali firat ceberlitaş kim bunu yazan ömer faruk talu msn piyade_komando.faruk@example.com benin ekle tamam ali firat
10 Ocak 2010 Pazar, 10:15
Bu Yorumu Cevapla
İsim *
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar muhamet
0
 
 
s.a vuslat arkdasimiz koyu elestirmis elestirmek guzel cunku elestirdigi zaman orda ne eksiklr var anlariz ama sanki biraz abartmis soyledikleri gercek olabilir koyumuzu yerin dibine koymus ben hemen katildim hem hayir herseye ragmen koyumuz guzeldir tebrik ederim gen elestirebilmisn sert yorumlarda almisn sizin basrinizin devamini dilerim allah yar ve yardimciniz olsun ....
13 Ocak 2010 Çarşamba, 16:48
Bu Yorumu Cevapla
İsim *
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar admin
0
 
 
a.s muhammet hala senden haber bekliyorum bana birseyler gönderecektin gönderebiliyorsan sevinirim kib
13 Ocak 2010 Çarşamba, 17:04
Bu Yorumu Cevapla
İsim *
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar ferhat
0
 
 
SAYIN VUSLAT HERSEY HOS DOGRU YERINDE SOYLUYORSUNDA BISEY DIYECEM SAKIN DARILMA HANI BIR ZAMANKLAR TEKNOLOJI YOKTU ANCAK EVIN ICINI VEDE BAHCSINI GORUYORDULAR ONA BAKARSAN PEYGAMBER DONEMINDE DISINI DALLA TEMIZLIYORDULAR NIYE DAL KULLANMAYIP DIS FIRCASI SORUSU SORULMADIGI GIBI INSAN HEP ESKI CAGDA GIDERSE BIR YERE VARAMAZ HA BAYANLARA GELINCE ZGURLUKTEN BAHS EDIYORSUN DILIMI KISILMISLAR DIYIYOR EE PEKI HERSEY ERKKE YAPAR DIYIYORSUN BAYANLARI HALEN HZ.MUHAMMED DONEMI GIBI KOLE GORUYORSUN BAYAN PAZARADA GIDER BIR ORDUNUN ICINEDE GIDER HA GUVENIN YOKSA ZATEN EVE BAGLASAN BILE BISEY YAPAMASIN BU KOSE YAZIN FASIST BIR DUSUNCEYLE YAZILMIS BENCE BIRAK MILLET OGRENSIN GIYINSIN ADAPLI OLSUN HERSEYE YASAK KOYARSAN TC GIBI KORKTUGUN HERSEY BASINA GELIR SAYGILAR..
İsim *
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar eylül
0
 
 
avrupa insanı gerçekten değiştiriyormuş demek
İsim *
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
İsim *
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
 

iLETiSiM-ADMiN ULASIM

KÖYDEN HABERLER/DUYURULAR

izettin ARIKAN (azoy mistafi isse) vefat etti...

Koyumuz sakinlerinden izettin ARIKAN (azoy mistafi isse) 02.08.2011 tarihinde hakkin rahmetine kavustu.Allahtan rahmet yakinlarina sabir diliyoruz

11 Temmuz 09: Radyomuz acildi

--> RADYOYA GIRMEK ICIN TIKLAYIN <--  

RADYOMUZU SÜREKLI ACIK TUTACAK DJLERE IHTIYACIMIZ VAR ILGILENEN ARKADASLARI BEKLIYORUZ

AYSE CEMBERLITAS (ase hame) allahin rahmetine kavusmustu.Kendisine allahtan rahmet; ailesine ve yakinarina sabir dileriz...(27/10/2011)

azoy mistafiyi isse( izettin ARIKAN)

Koyumuz sakinlerinden izettin ARIKAN (azoy mistafi isse) 02.08.2011 tarihinde hakkin rahmetine kavustu.Allahtan rahmet yakinlarina sabir diliyoruz

Haci Emini Kale vefaat etti...

Köyümüz sakinlerinden Emin Özel (Haci Emini Kale) 02.06.2009 tarihinde hakkin rahmetine kavustu. Allahtan rahmet yakinlarina sabir diliyoruz  

KÖYÜMÜZÜN YASLILARINA AIT VEYA KÖYÜMÜZE AIT ESKI FOTOGRAFLARINIZI BEKLIYORUZ

info@delilerkoyu.com

SIIR SAYFAMIZ ACILMISTIR YAYINLANMASINI ISTEDIGINIZ SIIRLERINIZI BEKLIYORUZ LÜTFEN ULASIM KONTAKTAN SIIRLERINIZI GÖNDERIN

info@delilerkoyu.com  

Telli-i Meci Sirifi Albata (Telli Gercek) Vefat Etti...

Köyümüzün sakinlerinden Meci Sirifin kizi Telli(Ekrem Gercek`in hanimi Telli Gercek) 07.08.2009 tarihinde hakkin rahmetine kavustu. Merhuma Allahtan rahmet yakinlarina da sabir diliyoruz

Sevket Yener vefat etti…

Köyümüz sakinlerinden Sevket YENER 22.12.2009 tarihinde hakkin rahmetine kavustu. Allahtan rahmet yakinlarina sabir diliyoruz


 

 

SEMS U ........??

MUSTAFA U ???????

MUSTAFA U PERIHAN

MECIT U EMINE

ENGIN U HULYA

SERVET U BIRGUL

 

MEHMET u AYSE


 

Şanlıurfa'ya 15 Milyon Liralık Turizm Yolu

Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç,Halfeti-Bozova- Yaylak turizm yolunun 15 milyon 500 bin liraya mal olacağını söyledi.

Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç, karayolları ağına alınarak yapımına başlanan 47.7 kilometrelik Halfeti-Bozova- Yaylak turizm yolunun 15 milyon 500 bin liraya mal olacağını söyledi.

Şanlıurfa Valisi
Celalettin Güvenç, turizm yolu çalışmalarının başlatıldığı Halfetiİlçesi'nde incelemelerde bulundu. Vali Güvenç, kaymakamlık binasında HalfetiKaymakamı Mehmet Keklik, Bozova Kaymakamı Recep Öztürk, Halfeti Belediye Başkanı Mahmut Özdemir, BozovaBelediye Başkanı Hasan Arusoğlu, YaylakBelediye Başkanı İbrahim Halil Göçer ve Karayolları 9'uncu Bölge Müdürü Şamil Gülen ve muhtarlarla toplantı yaptı. Turizm yoluyla ilgili çalışmaları anlatan Vali Güvenç, "Ne kadar bize kolaylık sağlanırsa yardımcı olunursa biz de bu işi rahat bir şekilde bitiririz. Toplamda 47.7 kilometre uzunluğunda bir yolumuz olacak. Halfeti'nin Yukarı Göklü beldesinden Bozova'nın Yaylak beldesine uzanan bir yol. Bozova veHalfeti'de kaymakamlarımıza iki ayrı ihale yaptırdık. İki ayrı müteahhit çalışsın çabuk olsun diye düşündük. Toplam bu işin devlete maliyeti de keşif artışı olmasa 15 milyon 500 bin lira" dedi.

Vali
Celalettin Güvenç, konuşmasının ardından yolun yapılmasında katkısı bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'i telefonla arayarak teşekkür etti. Telefonla toplantıya katılanlarla seslenen Bakan Çelik, "Yol çalışmamız herkese hayırlı olsun. Zor bir süreçten geçerek bu yolun inşaat çalışmasına başlamış bulunuyorsunuz. Bu yolun karayolları bünyesinde yapılması önemli bir mücadeleyi gerektirdi. Bir rüyayı ve bir hedefimizi daha gerçekleştirdik" diye konuştu.

Toplantının ardından Vali Güvenç ve beraberindekiler, ilçe sakinleriyle görüşmeler yaptı.



 

Fransa’da ormanlık alanda bulunan erkek cesedinin bir aydır kayıp olan Mehmet Fırat’a ait olduğu üzerinde duruluyor

Fransa’nın Bergères-sous-Montmirail bölgesinde, işkence edilerek öldürülen sonra ormana bırakılan cesedin, bir ay önce ortadan kaybolan Mehmet Fırat’a ait olam ihtimali yüksek. Cesedin üzerindeki elbiseleri maktulün dayısı Mustafa Öner tanıdı. Cesedin Mehmet Fırat’a ait olup olmadığı DNA testinden sonra kesinlik kazanacak.

Fransa’nın Bergères-sous-Montmirail bölgesinde bulunan erkek cesetinin bir Türk göçmene ait olabileceği ortaya çıktı. Bir ay önce önce ortadan kaybolan ve ailesi tarafından Paris polisine kayıp olduğu bildirilen Mehmet Fırat’a (23) ait olduğu düşünülen ceset 26 Mayıs 2013 Pazar günü Reims şehrinin Bergères-sous-Montmirail ormanlık alanında bulundu. Fransız bir kadın tarafından bulunan erkek cesedinin Reims Jandarması ve olay yeri inceleme ekipleri tarafından incelendiği açıklandı. Her yerde yeğenini arayan, dayı Mustafa Öner, basında çıkan haberler üzerine polise başvurarak, bulunan cesedin bir ay önce ortadan kaybolan Mehmet Fırat’ ait olabileceğini bildirildi. Ceset halen otopside olduğu için Öner’e gösterilmezken, cesetten çıkarılan elbiselerin kayıp Mehmet Fırat’a ait olduğu anlaşıldı.

Olay yerinde incelemelerde bulunan güvenlik görevlileri, Fırat’ın iki hafta önce öldürülerek, cesetinin ormanlık alana bırakıldığını açıkladı. Vücudunda ölmeden önce darp edildiğine dair belirgin izler bulunan maktulün ellerinin elektrik kablosu ile bağlandığı ve öldüresiye dövüldüğü belirtiliyor. Olay yerinde yapılan incelemede maktulün vucudunda çok sayıda kırığın ve doku ezilmelerin olduğu, Fransız basınında geniş yer buldu.

İŞKENCE YAPILMIŞ VE KAFASI BALYOZLA EZİLMİŞ

Cesedi teşhis etmek için Reims Adli Tıp Kurumu yetkilileri ile görüşen Mustafa Öner, kendisine gösterilen elbiselerin yeğeni Mehmet Fırat’ a ait olduğunu açıkladı. Öner,
"Yeğenime görülmemiş işkenceler yapılmış. Polis yetkilileri bana yeğenimin kafasının balyoz ya da benzeri bir cisimle ezildiğini, tanımamın imkansız olduğunu söyledi." dedi. Cesedin şuan otopside olduğunu belirten Öner, "Otopsiden sonra görmeme izin verecekler. Benden DNA testi için diş fırcası ve traş bıçaklarını istediler. Yetkililer, DNA testinden sonra cesetin Mehmet Fırat’a ait olup olmadığının kesinlik kazanacağını söylüyorlar." şeklinde konuştu.

DÜŞMANI YOKTU

İtalya’dan siyasi sığınma hakkı alan Mehmet Fırat, iki ay önce dayısı Mustafa Öner’in yanına geldi. Dayısı ve birkaç hemşehrisi dışında fazla tanıdığı olmayan Mehmet Fırat’ın bir ay önce ortadan kaybolduğunu dile getiren Mustafa Öner,
"Polise üç kez kayıp bildiriminde bulundum. Bütün aramalarıma rağmen herhangi bir sonuç alamadım.Bugün polisler ellerinde elbiseleri ile geldiğinde şoka uğradım." ifadelerini kullandı.

İki aydır Paris’te dayısının yanında kalan Mehmet Fırat’ın bekar olduğu ve diğer akrabalarının Urfa Halfeti’de yaşadığı belirtiliyor.


 


 

Urfa'da gelin verilen kadınların dramı!

Bozova ve Halfeti'nin köylerinde yaşayan genç kadınlar, aracılar tarafından ücret karşılığında batı ve Karadeniz illerine gelin veriliyor.

 

Urfa'nın Bozova ilçesine bağlı Yaylak beldesi ile Halfeti ilçesine bağlı Yukarı Göklü (Gogan) beldesi arasında bulunan yaklaşık 20 köyde genç kadınlar, "komisyon" alınarak Kütahya, Eskişehir, Afyon, Çorum gibi batı ve Karadeniz illerinden gelen ve kendilerinden oldukça yaşlı şahıslarla evlendiriliyor. Aileler, soyadını dahi bilmedikleri şahıslarla evlendirilen çocuklarının mutlu olduğunu savunurken, kendilerinden yaş be yaş büyük olan kişilerle evlendirilen genç kadınlar ise, aileleri tarafından okuldan alınıp tarlada çalıştırıldıklarını belirterek, maruz kaldıkları baskı nedeniyle bilmedikleri ve tanımadıkları yaşamı "kurtuluş" olarak tercih ettiklerini dile getirdi. 15 yaşındaki Z. Z. isimli genç kadın, nişanlandırıldığı Afyonlu Bayram Karakaş hakkında hiç bir bilgiye sahip olmadığı gibi "Ya ismimi değiştirirse" kaygısı yaşadığını söylemesi kendisinin olduğu gibi diğer genç kadınların içerisinde bulunduğu dramı özetliyor. Batı illerinden gelen şahıslara aracılık yapıp para aldığı iddia edilen Faik Arıkan'ın ise 4 çocuğunu aynı yöntemle Kütahya'dan birilerine gelin verdiği ortaya çıktı. 

'Biz çalışıyoruz erkekler yatıyor'

Bozova'nın Kosar (Qosar) köyünden Karanfil A. isimli yurttaş, Besime adındaki çocuğunu 7 yıl önce Kütahyalı Yakup isimli birine, Songül adındaki çocuğunu ise 4 yıl önce yine Kütahya'dan Ramazan isimli biri ile evlendirdiğini belirterek, soyadlarını dahi bilmediği çocuklarını, davul zurna eşliğinde uğurladığını dile getirdi. Çocuklarının rızasını aldığını savunan Karanfil A, "Demek ki kısmeti oradaymış ki oraya gitti. Çocuğu olduğu zaman da yanına gittik. Damat tarafı dininde imanında, niyazında olan bir ailedir.
Maddi durumları da yerindedir. Damadın ailesi Türk. Ne onlar benden bir şey anlayabiliyor ne de ben onlardan. Okula gitmemişim Türkçeyi nasıl bileyim" dedi. Ablalarının gelin gitmesine anlam vermeye çalışan 19 yaşındaki kardeşleri Fatma A ise, "Ablalarım Kütahya'ya gelin olarak gitti. Ailelerini seviyorlar. Ara sıra gidip geliyoruz. Her gün telefon açıyorlar. Herhangi bir sorun olmadığını söylüyorlar. Mecbur kaldılar ve oraya gittiler. Akrabalarımız çok az, babam tek kişidir. Dayılarım var onlar da sahiplenmedi. Onlar da sonuçta kendi gönlüyle oraya gitti. Hiçbir eksiği de yok" dedi. Kendi geleceğini kurgulayan Fatma A, şu trajik gerçeklere işaret etti: "Ben de şimdi evli değilim. Ama kısmetim orada olsa ben de giderim. Neticede abilerinin hanımları sana bakmaz. Orada burada sürüneceğime ben de kardeşlerim gibi gitmek zorunda kalırım. Bana sorarsan ben akrabalar ile evlenmem. Ablalarıma sahip çıkmayan bana da sahip çıkmasın. Kardeşim çok uzakta doğal olarak onu çok özlüyorum, sadece telefonla konuşup hasret giderebiliyoruz. Bu bölgede genel bir sorundur. Batıya gelin gitme vakaları hep yaşanıyor. Buradaki yaşantımız başlı başına büyük bir sorundur. Sabahtan akşama kadar 20 TL için tarlaya çalışmaya gidiyoruz. Çapa yapıp, pamuk topluyoruz. Sulama yapıyoruz. Erkekler de öğlene kadar kendilerine yatıyorlar. Kimse de onlara karışmıyor. Yani anlayacağınız bütün yük kadınların omuzlarındadır."

Annesinin cenazesine gelemedi

Aynı köyden 7 yıl önce adı ve soyadını dahi hatırlamadığı Tokatlı biri ile kardeşi Filiz'i evlendiren Mahmut A. isimli yurttaş ise, şu an kardeşinin simasını hatırlayamadığını söyledi. "Filiz Tokat'a gelin olarak gitti" diyen Mahmut A. şunları söyledi: "Tabi kardeşimi gelin olarak verdikten sonra pişman da olduk. Keşke vermeseydik. Tokat 600 kilometre uzaklıkta ve kardeşimi göremiyorum. Bazı insanlar araya girerek kızlarımızın uzak yerlere gitmelerine neden oluyorlar. Sonuçta kandırılıyoruz. Aileyi de tam olarak tanıyamıyoruz. Nedir, neyin nesidir? Bilemiyoruz. Bu konuda Kürtlere sesleniyorum; kesinlikle kızlarınızı ve kardeşlerinizi uzak yerlerdeki yörelere vermeyin. Annelerinin dizlerinin başında otursunlar. Anne, babalarına hizmet etsinler daha iyidir. Kendi yörelerindeki insanlarla evlensinler. Kör, topal birisiyle evlensinler; ama batıdan herhangi birisiyle evlendirmeyin." Yaşadıklarından ders çıkartmadıklarını söyleyen Mahmut A, "Kendini uyanık sananlar, ailelerin yakasına yapışıp arabuluculuk yapıyorlar. Aileleri kandırıyorlar. 'Bir aile var, varlıklı, zengin, iyi bir aile' diyerek insanlarımızı kandırıyorlar. Para karşılığında kızlarımızın da hayatlarını mahvediyorlar" diyerek, çocuklarının resmen para karşılandığında satıldığını anlattı. Filiz'in annesinin cenazesine dahi gelemediğini hüzünlü bir şekilde anlatan Mahmut A, "Ondan önce de annesi yaklaşık 3 ay yoğun bakımda kaldı. Aradaki mesafeden dolayı gelemedi. Eşi de ona 'Tek başına gidiyorsan git, gitmiyorsan senle gelemeyiz' dedi. Telefonla konuşuyoruz ama insan birbirlerini göremedikten sonra rahat olamıyor" diye konuştu. 

'Kürt kızlarını köle niyetine alıyorlar'

Anne ve babası yaşamını yitirdikten sonra Afyon'un Dinar ilçesine gelin olarak verilen Şakire isimli genç kadının ağabeyi Muhittin Ş. de kardeşinin şu anki soyadını bilmediğini belirtti. Muhittin Ş, kardeşi Şakire'nin öyküsüne dair şunları anlattı: "Sonuçta farklı bir yer ve kültür. Şüphesiz oraya giden kızlarımız belli bir zamandan sonra büyük sorunlarla karşılaşıyorlar. İnsanlar genelde maddiyata önem veriyorlar. Ben kardeşimin evini görmüş değilim. Sadece telefonla bazen konuşuyoruz. Batıdan gelip kızlarımızı isteyenler de genelde fakir, ekonomik durumları zayıf olan insanlardır. Orada da kız verilmeyen kişiler geliyorlar ve bizim güzel Kürt kızlarımızı resmen köle niyetine alıyorlar. Kızlarımız oraya gidip tarlada çalışıp hayvanlara bakıyorlar. Anlayacağın oraya gidip kölecilik yapıyorlar." 

Şakire'nin ablası Adile Ş. ise, kardeşinin evini görmediğini söyledi ve "Biz onların kızlarını istesek onlar bize vermez bunu çok iyi biliyorum. Bizlerle dalga geçiyorlar. Ve bunu bile bile yine de çocuklarımızı veriyoruz maalesef. Şimdi iki çocuğu var. Ve perişan haldeler. Önce geldiklerinde bunlar zengin, varlıklı kişiler diye tanıttırılıyorlar. Ama sonradan hiçbir şeylerinin olmadığı ortaya çıkıyor. Gittikten sonra çok üzüldüm. 3 gün ağladığımı hatırlıyorum. Kaderimiz böyleymiş demek. Kesinlikle bizim düştüğümüz hataya kimse düşmesin" dedi.

'Aracılık yapıyorum'

Kadınların para karşılığı evlendirilmesine aracılık yaptığı ileri sürülen Dina köyünden Faik Arıkan, 4 çocuğunu Kütahya'ya gelin vermiş. 7 yıl önce kızını kayın pederinin aracılığı ile gelin verdiğini söyleyen Arıkan, "Aradan 3-4 yıl geçti ve benim diğer kızlarım Tevrat, Yemen ve Kudret'e de aynı yerden 3 kardeş talip çıktı. Yavaş yavaş kız kardeşlerin 4'ü de gitti. Oralar da Türklük, Kürtlük diye bir şey yoktur" diyerek, kendini savundu. Arıkan, para karşılığı aracılık yaptığı yönündeki iddialara ilişkin ise şu anlatımlarıyla doğruladı: "Dışarıdan bazen misafirlerim geliyor, onlara gelin bulmak için yardımcı oluyorum. 'Senin tanıdığın iyi akrabaların varsa almak istiyoruz' diyorlar. Ben de varsa var diyorum. Yoksa zaten yok diyorum. Hatta karşılığında bana para da teklif edildi, ben reddettim. Öyle bir şey olur mu dedim. 'Akrabayız, dostuz ve bu tür hayırlı işler de para alınır mı?' diyerek kesinlikle olmaz dedim. Benim aracılığımla onları tanıştırıyorum." Çocuklarından uzak kalmanın acısı yüzüne yansıyan anne Telli Arıkan ise sadece, kızlarının mutlu olduğunu söylemekle yetindi.

'Afyon'da beni nasıl bir yaşam bekliyor bilmiyorum'

Cındi Z. adlı yurttaş da kimlikte 15; ancak kendi söylemiyle 20 yaşında olan çocuğu Z'yi Afyonlu Bayram Karakaş ile nişanlandırdı. 2 ay içinde Afyon'a gelin olarak gidecek olan ve annesinin yanında iken konuşmak istemeyen, daha sonra yalnız kaldığında yaşadıklarını anlatan Z., kendisini bekleyen yaşam ile köyde maruz kaldıklarını anlatırken, köydeki genç kadınların yaşadığı dramı özetliyor. "Bir kez tanışma fırsatı bulduğum nişanlıma 'İsmimi yanlış söylüyorsun' dedim ve doğru söylemesini istedim. O da bana 'Sonra bakarız' dedi. Daha sonra ismimin değiştirilmesinden çok korkuyorum" diyen Z, şunları dile getirdi: "Köyden kurtulmak istiyordum. Aklınıza gelebilecek bütün işleri yaptırıyorlar. İlk başta geldiklerinde çok uzaktır diye kabul etmedim. Ama köyden kurtulmak için kararımı değiştirdim. Çünkü köyden nefret ediyorum. Bu köyde çok baskı var. Ağır işler yaptırıyorlar. Bu köyde yapmadığım iş kalmadı. Böylece şehre gitmeyi bir kurtuluş olarak görüyorum. Okulumu okumaya izin vermediler. Kardeşimi de okuldan aldılar zaten. Okumayı seviyordum. Ama izin vermediler. Eğer bir aile çocuğunu okul yerine pamuğa gönderiyorsa, insan bu aileden bir an önce kurtulmak ister. Orada neyle karşılaşacağımı bile bilmiyorum. İsmimi mi değiştirirler, artık ne yaşayacağımı bile bilmiyorum. Ben sadece bana dediklerine, konuştuklarına inanarak yola çıkıyorum." Z'nin annesi de ise gözleri dolu biçimde çocuğuna bakarak, "Kızıma baskı yaparlarsa geri alırım" dedi.

 



 

Tarım işçisi çocuklar karnelerini tarlada aldı


Eğitim Sen Urfa Şube Başkanı Halit Şahin, Urfa'nın Bozova ilçesi Sarunc köyünde mevsimlik tarım işçiliği yapan yurttaşların okullarını bırakmak zorunda kalan çocuklarına, tarlada karne verdi. Pamuk tarlasında çalışan yaklaşık 10 çocuk ve aileleri ile sohbet eden Şahin, mevsimlik tarım işçiliğinin Kürt çocukları için kader olmadığını ve önlem alınması gerektiğini belirtti.

Suriye'de savaştan kaçıp gelen yüz binlerce yurttaşa kucak açabilen bir devletin, kendi yurttaşına aynı hassasiyetle yaklaşmadığını ifade eden Şahin, çocukların okul döneminde okulda olmaları gerektiğini kaydetti.

Ellerinde çapa bulunan çocuklara karnelerini veren Şahin, Urfa'da her yıl 110 bini öğrenci olmak üzere 350 bin yurttaşın mevsimlik tarım işçiliği için göç ettiğini belirtti. Nisan, Aralık ayları arasında çocukların tarlada kaldığını ve dönemin yarısında okulda bulunmadıklarını söyleyen Şahin, "Milli Eğitim veya hükümet hiçbir tedbir almıyor. Bu çocuklar okullarından uzakta günlük 15 TL'ye çalışmak zorunda bırakılıyor. Tedbir alınmaz ise çocuklar için bir gelecekten bahsedemeyiz" dedi.

20 TL'ye köle gibi çalıştırılıyorlar

Karneleri ellerinde, çapa yapmaya devam eden çocuklardan Ahmet Çiftçi, lise 1'inci sınıf öğrencisi olduğunu söyleyerek, karnesini okulda almak istediğini, ancak babası hasta olduğu için çalışıp ailesine bakmak zorunda olduğunu belirtti. Ortaöğretim öğrencisi Sakine Ayhan ve Emine Çiftçi ise yüzlerini kapatarak, "Okumak çok güzel ama biz çalışmak zorundayız" dedi. Ayhan ile Çiftçi, gün doğumu ile batımı arası çalıştıklarını ve karşılığında 20 TL aldıklarını söyledi. İlköğretim son sınıf öğrencisi Medine Erbil'in çalışma nedeni ise daha trajik. Medine, ağabeyi ile tarlaya gelmesinin nedenini şöyle anlattı: "Babam hasta. Para kazanamıyor. Para kazanıp ailemize bakmak zorundayız. Babamın tedavi parasını kazanmamız lazım."



 

GIRIS/KAYIT



KIMLER CEVIRIMICI

Şu anda 82 konuk çevrimiçi

ZIYARETCI SAYACI

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün762
mod_vvisit_counterDün924
mod_vvisit_counterBu Hafta2231
mod_vvisit_counterBu Ay9920
mod_vvisit_counterToplam6411913

ISTATISTIKLER

Üyeler : 94645
İçerik : 71
Web Bağlantıları : 1
İçerik Tıklama Görünümü : 553044
Copyright © 2005 - 2018 Gunde Dina-Deliler Köyü. Designed by olwebdesign.com